>Anasayfa  >İletişim  >Other Languages
     
 


Bu siteye, elimde ne varsa bütün malzemeyi koymaya çalıştım. Uzun yılların kitapları, makaleleri, gazete yazıları, ve saire. Özellikle, bilimsel dergilerin dar gettolarında sıkışıp kalanların ulaşılabilir olmasını istedim.

Bu yazılar 1960'ların sonundan bugüne epey uzun bir dönemi kapsadığından, bu süre içindeki bilgisel ve zihinsel değişimimi de yansıtıyor. Bir vakit bulunca ben de oturup okuyacağım ve kendimi izleyeceğim.

Size de iyi okumalar diliyorum.

BO

not: Çalışmayan bağlantılara rastlarsanız lütfen baskinoran@gmail.com adresine bildiriniz

Duyurular

  • Bush ve Erdoğan: Dinsel ideoloji ikizleri (19-09-2014)
    İkisi de dinsel ideoloji sahibi ve bu ideolojilerini iç ve dış politikalarına yansıttılar. İkisi de yabancı dil bilmiyor (Bush çat-pat İspanyolca geveliyor), bu yüzden dünyayı kendi ülkelerinden ibaret sanıyorlar. Memleketlerini dışarıda zor hatta gülünç durumlara düşürdüklerinin farkında değiller...

  • Erdoğan-Obama görüşmesinin gerçek metnini açıklıyorum (12-09-2014)
    Cumhurbaşkanı adayı ilan edildiği törende Erdoğan’ın okuduğu nutkun aslını “Paralel” dostlarım sayesinde ele geçirip yayınladıktan sonra (http://www.radikal.com.tr/yazarlar/baskin_oran/erdoganin_esas_konusmasini_acikliyorum-1200011), şimdi de, Beyaz Saray’daki üst düzey dostlarım sayesinde, Erdoğan-Obama görüşmesi hakkında yapılan tek paragraflık resmî açıklamanın esas metnini elde etmiş bulunmaktayım...

  • “Restorasyon”: Bir Atatürk-Abdülhamit sentezi (05-09-2014)
    Başbakan Davutoğlu “Restorasyon kesintisiz devam edecek” dedi. Binadan değil de kurumdan (devlet’ten) bahsettiğine göre, “eski rejime dönüş” demek. Terim, Bourbon Hanedanı’nın, 1789’un izlerini silmek için tahta geri getirilmesi olayından kaynaklı. Ama hangi eski rejim’e döneceğiz, onu bir süre sonra üniversite ders kitapları şöyle yazacak:...

  • Atina'da çıkan Ta Nea gazetesine mülakat. (Yunanca, 30-08-2014)
    Türkçe


  • 1938 Dersim: Bir belge de Nazımiye Nüfus Müdürlüğü’nden! (29-08-2014)
    Bu hafta içinde, Dersim’le ilgili çok önemli iki haber çıktı, gördünüz mü? “1938 askerî harekatı” sırasında Hozat’a bağlı Karabakır (Bargini) Köyü Saka Sure mevkiinde kadın-çocuk dahil 2 aileden 24 kişinin 14.08.1938’de topluca öldürülmesi hakkındaydı...

  • Maddelerden sonra, işin felsefesine gelelim (22-08-2014)
    Hiçbir şey ne sadece iyi ne sadece kötüdür. Birisi iyi yaptığı zaman över ve yararlanırsın, kötü yaptığı zaman yerer ve mücadele edersin. Objektiflik budur. Takım izler gibi siyaset izlenmez. Türk Eğitim Sistemi’nin ezberci, sadece ak/kara’cı rahle-i tedrisinde yetişince, bu gerçeği bir türlü kavrayamayıp, “Dönmekten başı dönmüş. Bi Tayyipçi, bi Tayyip’e karşı!” diye söylenmek doğaldır...

  • “Ezilmiş-Dışlanmış İnsanlar için Yazmayacaksın da Kimin için Yazacaksın?”
    Gediz Üniversitesi öğrencilerinin Gri Düşünce sitesinde çıkan mülakat (21-08-2014)

  • “Yetmez Ama Evet” meselesi– Maddeleri öğreniyoruz (15-08-2014)
    Türkiye’de sürekli laik hatim indiren bir ekip var. Amacı: 2010’da yapılan Anayasa Referandumu’nda “Yetmez Ama Evet” diyenlere saldırmak. Esas doğum tarihi: 2007. Geçen hafta anlatmıştım, o yıl Gül’ü seçtirmemek için Türk hukuk tarihinin en büyük/komik rezaleti olan 367 olayını düzenlediler...

  • A useful guide: How to become a second Kenan Evren
    Translation of article appearing in Radikal and Agos (08-08-2014)

  • Yunanistan'daki Konstantinos Karamanlis Institute of Democracy adlı düşünce kuruluşuna verilen mülakat (Yunanca, 06-08-2014)

  • Faideli bir rehber: “İkinci Kenan Evren nasıl olunur?” (08-08-2014)
    Geçen hafta sözünü ettiğim kendini kurtarma amacına Erdoğan hangi yöntemlerle ulaşmak isteyecek, bugün bunu işlemek istiyorum. Biraz anayasa hukuku yapacağız, su gibi okunamayabilir. Önce, elimizdeki temel veriler:...

  • Erdoğan cumhurbaşkanı olmaya niye bu kadar taktı? (01-08-2014)
    Erdoğan Tek Adam olarak her istediğini tüm Türkiye’ye tıkır tıkır yaptırırken, cumhurbaşkanı (CB) olmaya niye bu kadar taktı? Acayip, çünkü anayasada CB yetkileri sembolik. Zorla lastik gibi uzatmaya kalksa anayasa suçu işleyecek, etrafından dolanmaya kalksa insanları bir noktada isyan ettirecek, o gidince partide liderlik sorunu çıkacak, başbakan sorunu çıkacak, başbakanı kukla yapsa bir bela, yapamasa başka bela, Anayasayı değiştirmeye kalksa çok zor, yine isyan çıkacak; zaten bunca rüşvet-yolsuzluk rezaleti olmuş...

  • YÖK’te ikinci 12 Eylül devri (ve bir seçim notu) (25-07-2014)
    Erdoğan’ın, kendinden olmayanı yok etme politikasının bütün Türkiye’ye nasıl bulaştığına devam edelim. En vahimi, en özerk ve en özgür olması gereken kuruma, üniversiteye bulaşması...

  • Türkiye’nin en etkin ve en pişkin adamı (18-07-2014)
    Başbakan R. T. Erdoğan, tabii ki. Çok etkin olduğunda şüphe yok, çünkü herkese susta durduruyor. Çok pişkin olduğunda da yok, çünkü apaçık gerçekleri inkar edip tam tersini iddiaya cüret eden başka biri henüz çıkmadı. Üstelik, iki şey daha yapıyor: 1) Seçilince bunların bin katını yapacağını marifetmiş gibi ilan ediyor; 2) Bu hayret verici pişkinliğini her yana sıvaştırıyor...

  • İbiş nereye koşuyor? (11-07-2014)
    “Sayın Rektörüm, siz bana göre oldukça genç sayılır ve bu nedenle bilemeyebilirsiniz.” Ankara Üniversitesi Rektörü Erkan İbiş, hayatının dersini, üniversitenin eposta grubuna emekli tıp profesörü Ferit Pehlivan’ın geçenlerde yazdığı bu cümleyle almaya başladı...

  • Erdoğan’ın esas konuşmasını açıklıyorum (04-07-2014)
    Törendeki konuşmasının asıl önemli kısımları, elindeki kağıtta olup da okumadıklarıydı. Bu kağıdı kürsüde unutmuş. “Paralelci”lerden biri bulmuş, “Siz K. Evren’i de yazmıştınız” diyerek bana getirdi, kamu görevi olarak açıklıyorum. İtalikler, kürsüden okumuş olduklarıdır...

  • Bilgehan Uçak, "Baskın Oran Ege'de Akilken...", Jiyan.org sitesinde kitap tanıtımı
    Geçenlerde harika bir kitap okudum: Baskın Oran’ın İletişim Yayınları’ndan çıkan, âkillik anılarını bir günlük formatında derlediği kitabının adı “Ben Ege’de Âkilken…”. Şöyle bir düşündüm, Baskın Hoca’yı kimbilir kaç senedir hiç kaçırmadan takip ediyorum...

  • CHP'de neler oluyor? (27-06-2014)
    Ekmel Bey bu geçiş dönemi için iyi bir seçim çünkü şu anda önemli olan, ülkeye korkunç zarar veren Erdoğan'ı ne yapıp yapıp zapturapta almak. Daha acili yok. Ama bilelim ki Ekmel Bey, AKP'nin Türkiye'yi mecbur ettiği bir ara çözüm...

  • YÖK tasarısı, üniversiteleri AKP vesayetine sokuyor (26-06-2014)
    Yeni YÖK tasarısı hakkında Radikal'e demeç

  • Bayrak, karga, kara at ve Siemens üzerine (20-06-2014)
    Musul'daki bayrak indirme tam bir "besle kargayı, oysun gözünü" olayı...

  • Sonunda patladı (15-06-2014)
    Mayıs 2013’teki Akiller olayı sırasında durmadan şunu söylüyordum: “Tabut gelmesi durdu. Hemen reformlara başlanmalı yoksa çok kötü şeyler yaşayabiliriz”. Bunun üzerine Egeli milliyetçiler ve ulusalcılar aynen şöyle çığrıştılar ve yazdılar: “B. Oran İzmirlileri ölümle tehdit ediyor!” En başta da, sırayla üç parti (DYP-ANAP-DP) dolaştıktan sonra girdiği CHP’de şimdi genel başkan yardımcısı yapılan İzmir Milletvekili Aytun Çıray...

  • Öncü sarsıntılar: “…başbakanım sen anla” (08-06-2014)
    Muhalefet namevcut. AKP içinde ise yağcı/ korkak çok ama, şükür ki onların yanı sıra, polemiğe girişme havası vermeden ama büyük siyasal risk alarak, uçuruma gidişi ilan eden dürüst/cesur birkaç kişi mevcut...


  • Ben Ege'de Akilken - Kürt Barışında Batı Cephesi,
    İstanbul, İletişim Yayınevi, Mayıs 2014, 461 s.

  • Ateşkesin ertesi günü demokratik reform gerekiyordu
    Fırat Haber Ajansı'na "Ben Ege'de Akilken" kitabı ve Kürt sorunuyla ilgili mülakat: "Ateşkesin ertesi günü demokratik reform gerekiyordu"

  • Gezi Komünü (01-06-2014)
    Dünya tarihinde çok önemli bir sayfa oluşturan 1871 Paris Komünü’yle arasında tabii ki çok fark var: 1871, Almanya’ya yenilmenin ardından vuku bulmuştu, sınıfsal bir patlamaydı, silahlıydı, çarpışmıştı, şiddete şiddetle cevap vermişti, Fransız monarşistleri ve burjuvazisi tarafından 72 günün sonunda çok kanlı biçimde bastırılmıştı...

  • Soma olayının tahlili (25-05-2014)
    300 küsur aile perperişan oldu. Ama bu sefer büyük teselli: Boşuna ölmediler. Soma maden rezaletinden çıkan dersler yarın üniversitelerde okutulacak: 1) Şirket rezildir, ama Erdoğan’ın kurduğu rezil sistemin bir uygulamasından ibarettir: “Oy için AKP’nin yoksula dağıttığı kömür = Pıhtılaşmış yoksul madenci kanı”. Veya, daha kısası, “AKP = Vahşi Kapitalizm”. 2) Başbakan ve çevresi bu olayla artık “manevi şiddet”ten “fiilî şiddet”e geçiş yapmıştır; ipin ucunu tamamen kaçırmıştır. 3) AKP’li İslamcılar panik içinde hem sürekli yalan söylemekte, hem de Allah’ı suçlamaktadırlar...

  • Küçük despot ile büyük despot (18-05-2014)
    Danıştay’ın 146. yılı töreninde dinleyicileri çok şaşırtan, ama “iki esas oğlan”ı tanıyanlar için pek doğal bir hadise yaşandı: T. Barolar Birliği Başkanı Prof. Metin Feyzioğlu (MF), Danıştay’ın açıklamasına göre “İdari yargı ve avukatlık mesleğiyle ilgisi olmayan konulara büyük ölçüde yer” veren, “özel günümüzün anlamıyla bağdaşma”[yıp] “ev sahibi kurum mensupları da inci[ten]” upuzun bir konuşma yaptı. Başbakan Erdoğan da (RTE) yine kıpkırmızı olup şuurunu kaybetti, “yalancı, edepsiz” diye ağzını bozdu. Sonra da, cumhurbaşkanını peşine takmış vaziyette töreni terk etti...

  • CB seçiminde Kürtler ne yapacak? (11-05-2014)
    Cumhurbaşkanı (CB) seçiminde Kürtlerin tutumunu ele almadan önce, bunun temelinde yatan ön-tespitleri konuşalım:...

  • 1915 konuşmasının tahlili (04-05-2014)
    Hiç beklenmedik bir anda, Ermeni konusunda bir bahar havası estirdi Erdoğan. O kadar ki, “Annesi İtalyan, babası Ermeni, Türkiye aşığıyım, 1915 olaylarını hep duyarım!!!!” (dört ünlem işareti) diyen ve yurt dışına gittiği zaman otomobiline Türk bayrakları asarak dolaştığını söyleyen Leon Armanlı adlı İtalya-TC çifte vatandaşı bir işadamımız, “Siz hakikaten ADAM gibi ADAMSINIZ ve DELİKANLISINIZ” diye Hürriyet’e ilan verdi. “Asılsız iddialarla huzurumuzu bozmasınlar. Türkiye'de yaşayan Ermeni vatandaşlar çok mutlu. Burada olmaktan dolayı gurur duyuyoruz. Soykırım diye bir şey olmadı" diye pankart da astığı bildirilen işadamı, bunun için tebrik telefonları almaya başladığını söyledi...

  • 28 ve 29 Nisan 2014'te Mülkiye'de düzenlenen "21.Yüzyılda Milliyetçilik: Teori ve Siyaset" konferansının videoları için:
    https://www.youtube.com/user/ausbfm
    Bunların içinde benim konuşmamın olduğu video için:
    https://www.youtube.com/watch?v=z07B4W9oxiI&list=UUKIAIZ7qybxEz0d-AzblnyA


  • Sunum: " 'Türk' teriminin öyküsü" (28-04-2014)
    Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde (Mülkiye) "21. Yüzyılda Milliyetçilik: Teori ve Siyaset" konferansında verilen bildirinin sunumu.
    Ankara, 28-29 Nisan 2014

  • Armenpress adlı Ermenistan haber ajansına Türkçe olarak verilen ve Ermenice, Rusça, İngilizce yayınlanan mülakat.
    Armenian: http://armenpress.am/arm/news/759180/hay-turqakan-ardzanagrutyunneri-tapalman-pataskhanatun.html
    Russian: http://armenpress.am/rus/news/759180/hay-turqakan-ardzanagrutyunneri-tapalman-pataskhanatun.html
    English: http://armenpress.am/eng/news/759180/hay-turqakan-ardzanagrutyunneri-tapalman-pataskhanatun.html


  • Ermenistan'daki ErmeniHaber sitesine verilen mülakatın birinci kısmı (24 Nisan 2014):
    Türkçe: http://ermenihaber.am/?lang_id=1&menyu_id=9&news_=1&cur_news=30
    Armenian: http://ermenihaber.am/?lang_id=2&menyu_id=9&news_=1&cur_news=30

  • Ermenistan'daki ErmeniHaber sitesine verilen mülakatın ikinci ve son kısmı (28 Nisan 2014):
    Türkçe: http://ermenihaber.am/?lang_id=1&news_=1&cur_news=32
    Armenian: http://ermenihaber.am/?lang_id=2&menyu_id=9&news_=1&cur_news=32

  • Bir 24 Nisan tahlili (27-04-2014)
    Ben bir “gri”yim. Bu yüzden, beyazlar ve siyahlar beni pek tutmaz. “Ermeni Kırımı” deyişim (ayrıca, devletin özür dilemesini ve tazminat ödemesini isteyişim) nedeniyle Türkler, “Ermeni Soykırımı” demeyişim nedeniyle de Ermeniler ve şimdi kimi Türkiyeliler...

  • Sunum: Ermeni Meselesi - Ayrintili


  • Kışanak’ı anladık mı? (20-04-2014)
    Diyarbakır Belediye Başkanı Gültan Kışanak 12 Nisan’da Al Jazeera Türkçe’ye konuştu ve “demokratik özerklik” uygulamasını başlattıklarını açıkladı: “[Petrolden] kesinlikle pay istiyoruz, yereldeki tüm enerji kaynaklarından, yeraltı, yerüstü zenginliklerinden, ekonomik varlıklardan yerelin pay alması lazım”. Ardından da, Hakkari ve Şırnak’ın özerklik pilot bölgeleri seçildiği açıklandı...

  • “Milli” ve “gayrimilli” (13-04-2014)
    Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) Twitter’ı açma kararı hakkında Erdoğan şöyle dedi: “Bu kararı ben ‘milli’ bulmuyorum. ABD’li şirketin savunması yapılırken, bizim milli ahlaki her türlü değerlerimiz bir kenara konuluyor”. Şu üç gerekçeye dayandırdı:...

  • Balkon: “Yurtta Harp, Cihanda Harp” (06-04-2014)
    30 Mart seçimlerinin esas flaşı, farkında değiliz, en az bir yıldır alay eder gibi oyalanan Türkiyeli Kürtlerin sonunda “Artık yeter. Kendi özerkliğimizi kendimiz inşa edeceğiz” deyip, güneydoğuda ayrı bir Türkiye oluşturmaya zorlanması. Bunu ayrıca ele almak lazım. Ama herkesin bahsettiği “flaş”, Erdoğan’ın balkondan yaptığı, “Allah’ıma hamd ediyorum”, “Rabbim bu milleti doğru yoldan ayırmasın” gibi İslami temalarla bezenmiş “zafer” konuşması. 18.03.2014 tarihli tapenin iddiasına göre Kur’an’la “Bakara-makara” diye dalga geçen ve dindarları “Her Cuma bi tane ayet sallıyorum” diye aşağılayan E. Bağış’ı da yanına alarak...

  • Ulusal gurur ve ulusal onur (30-03-2014)
    Çocukken, her mahallede olduğu gibi bizimkinde de bizlerden büyük bir oğlan vardı. Gücünü ispatlamak için dövdüğü küçük, çaresizlik içinde ağlayarak bağırırdı: “Sıkıysa akranına çatsana beee!" Sanki bana söylenmiş gibi çok utanırdım. Aynı mazlum çığlık, altmış küsur yıl sonra dış politikaya sıçradı. Genelkurmay’ı ve pilotları kutlayan başbakanı, cumhurbaşkanını, muhalefeti, gazetecileri gördükçe, bunlarla aynı ülkede olmaktan yine çok utanıyorum...

  • Baskın Oran'dan T24'e demeç (23-03-2014)
    'Erdoğan’dan artık korkuyorum. Çünkü fazla bunaldı. Sıkıştığı köşeden kurtulmak için “milli hisleri galeyana getirmeyi” deneyebilir; zaten ufak ufak deniyor'...

  • Erdoğan nasıl hâlâ kalabiliyor? (23-03-2014)
    Bunca rezaletin ortasında bir “Allah-İnşallah” çekiyor, bir de “paralel yapı” diyor, iktidara tutunmasına yetiyor. Dünyanın herhangi bir yerinde bunların onda birini yapana Allah’ını da şaşırtırlar, paralelini de büküverirler. Demek ki başka “vaziyetler” aramak lazım...

  • Ermeni kemikleri ihracatı… (16-03-2014)
    Sydney’de 1997’de ölmeden önce anılarını Türkçe olarak teybe okuyan Adanalı Manuel Kırkyaşaryan Usta’nın doldurduğu son bant, oğlu Stepan tarafından bulundu. “M.K. Adlı Çocuğun Tehcir Anıları”nın 5. baskısına şimdi onu da ekliyoruz. Ekliyoruz da, 1924-25 yıllarına ilişkin bu eke sürüyle açıklayıcı dipnot koyduğum halde, şu öyküyü anlamadığım için es geçmiştim; ustamızın ağzından çıktığı gibi veriyorum:...

  • Bu pislik nereye kadar? (09-03-2014)
    ‘Pislik sonuçta iyi bir şeydir’ biçiminde almaya kalkışmayın tabii ama, fazla biriken her pislik, işin en nihayetinde temizleyicidir. Baba Diyalektik. Ama, teoriyi bırakıp önce tespitlerde bulunalım...

  • Başbakan çürük ipe niye sarıldı? (02-03-2014)
    “Paraları hemen yok et oğlum!” muhabbeti ortamında gündemin alt tarafına kaydı ama, bu Kabataş olayını bir genel muhasebenin ardından arşivlemek lazım. Çünkü bu kadar çürük bir ipe Başbakan bu kadar sarıldığına göre, mühimdi...

  • “Mevzubahis vatansa…” hangi Kemal’in lafı? (23-02-2014)
    Muhteşem Süleyman, oğlu Mustafa’yı katletti. Biz de bu vesileyle, Osmanlı’nın 600 yıl devam etmesinin cinayet sayesinde olduğunu öğrenmiş olduk...

  • “İnşaat Yâ Resulullah”ın hikmeti ve melaneti(16-02-2014)
    Evliya Çelebi uyarlaması bu parlak espri, tabii ki Tanıl Bora’dan çıkmış olarak, Birikim’in Ekim 2011 konusuydu. Artık bir espri olmaktan çıktı. Hâşâ sümme hâşâ, AKP için önce bir “sünnet” hatta “ayet”, sonra da, acayiptir söylemesi, “kademeli intihar” oldu. Anlatayım...

  • Our Ingenious Projects for 2015
    "2015 için Zihni Sinir Procelerimiz" başlıklı 26-01-2014 Radikal-2'de çıkan yazının tercümesi.

  • Terim fetişizmi ve ötesi(09-02-2014)
    Genellikle Lenin’e atfedilen bir söz vardır: “Eğri bir çubuğu düzeltmek için tersine bükmek gerekir”. Tabii ki doğru, fakat fazla bükersen, düzelmek yerine bu sefer de öbür yönde eğriltirsin...

  • Öcalan'ın Agos'a mektubu üzerine(01-02-2014)
    ‘Âkiller’ olayıyla ilgili kitabı tamamlamak üzereyim. ‘Bitirirken’ bölümünü yazarken Başbakan Erdoğan ’ın Gezi ve 17 Aralık sonucunda Barış Süreci’ni tükenmeye bıraktığından bahsediyorum, diğer partner olarak Öcalan’ın tutumunu da özetlemek gerekti. İzlemek kolay olsun diye sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim: Öcalan çeşitli nedenlerle ‘süreç’in ipi kopmasın derken, bu mektupta Türkiyeli Ermenileri biraz harcadı; bunu ve aşağıdaki ayrıntıları, bir ‘Kürt muhibbi’ sıfatıyla yazdığımı akılda tutarak okumanızı hasseten istirham ederim....

  • Medeni bir ülkede yatsaydı?(02-02-2014)
    Medeni bir ülke derken, bütün temel sistemimizi aldığımız ülke: Fransa. Yatsaydı derken, Çağdaş Türkçenin Etimolojik Sözlüğü gibi bir abide başta olmak üzere 19 adet basılmış kitabın ve şu anda temyizde bekleyen ve toplamı 26 yıl eden 19 adet dosyanın sahibi Sevan Nişanyan...

  • 2015 için Zihni Sinir Procelerimiz(26-01-2014)
    Ermeni Kırımı’nın 100. Yıldönümü için nasıl hazırlandığımızı öğrenmek istedim. Zaten Başbakan Erdoğan toplantıda büyükelçilerimize iki önemli görev verdi: 1) 17 Aralık’ın, “hükümete darbe yapmaya yönelik bir kumpas” olduğunun dışarıya çok iyi anlatılması. Bu görev, tabii, büyükelçileri doğrudan AKP görevlisi (“Benim büyükelçim”) saymak demekti. Konumuzla ilgili olan ise ikincisiydi: 2) “Ermeni diasporasının kara propagandası karşısında dik bir duruş sergilemek”...

  • Azınlıklar Nasıl Azınlık Oldu"
    Azınlıklar, Ötekiler ve Medya (der. Yasemin İnceoğlu ve Savaş Çoban), İstanbul, Ayrıntı Yayınları, 2014, 362 s.

  • Sahi, Barış Süreci ne oldu? (19-01-2014)
    Özellikle 12 Eylül dönemindeki vahim rezaletler sonucu zorla isyan ettirdiğimiz Türkiyeli Kürtlerle “Barış Süreci” diye bir şey başlamıştı, Mart 2013’te. Partnerler olarak Süreç’in bir ucunda Başbakan R. T. Erdoğan, öbür ucunda mahkum Abdullah Öcalan bulunuyordu. Her iki taraf açısından da fevkalade cesur ve fevkalade hayırlı bir girişimdi, helal olsun. Ama şu anda yazıklar olsun. Çok sebeple...

  • Emperyalist güdüleri yok mudur? (12-01-2014)
    [Yargı mensuplarının yazıştığı adalet.org’a konulan bir yazıma gelen tepkilere geçen haftadan devam ediyoruz. Konya’dan bir yargıç, çoğunluktan farklı bir tonda yazıyor]: Baskın Oran'ın Türkçe ile Hukuk alanında bilgisinden ziyade; yazı içeriğine ilişkin olarak ne diyoruz. Taşra kültüründen mi geldik ?? İktidar her neyse, Türk Yargısı da onun peşinde bir uçtan ötekine savruldu mu ??? ...

  • Ulusalcı yargının aynası (05-01-2014)
    Geçenlerde ‘Türk Yargısı ve Adaleti Üzerine Yazılar’ diye bir kitabım çıktı; son 20 yılın önemli davaları hakkında yazdıklarım arasından arkadaşım Ülkü Özen’in seçtikleri. Gerekli olan yerlere “2013’te Not” ekledim ki yazının yazılma ortamı ve ayrıca günümüzdeki gelişmeleri de bilinsin. Başına da uzunca bir Sunuş yazdım (bkz. http://www.baskinoran.com/kitap/TRYargiveAdalet-Sunus.pdf). Yargının, kadına saldırıları hoşgörüyle, devlete eleştirileri horgörüyle karşıladığına örnekler verdim....

  • Başbakan Erdoğan Müslüman mıdır? (29-12-2013)
    Dünyanın herhangi bir yerinde bir hükümet, bu kadar acayip ve lüzumsuz “çılgın proje” ortaya atar, paraları bu kadar çarçur eder, her yandan gelen itidal önerilerine bu kadar kulak tıkar, her şeyi tek bir otoriter liderin iki dudağı arasına bu kadar asarsa, olacağı buydu; skandal geç bile kaldı. AKP’nin etleri dökülüyor...

  • Perinçek iki önemli hizmet yaptı (22-12-2013)
    2015’i atlatabilmek için devletimizin ürettiği “Prof. Zihni Sinir Proceleri”ni yazacaktım, artık kısmet önümüzdeki haftalara. Çünkü bu konuda çok önemli bir gelişme oldu. Doğu Perinçek, kendisini “ırk ayrımcılığı”ndan mahkum eden İsviçre’ye karşı AİHM’de açtığı davayı kazandı Böylece iki önemli hizmet yapmış oldu. Ama bunu yazının sonuna bırakalım ve önce davanın safahatını hatırlayalım...

  • Dış politika içtekine benzemez (15-12-2013)
    Dışişleri’nin epey sıradışı (ve şimdi emekli) büyükelçilerinden, benim de yakın dostum Temel İskit, dış politikamız hakkında bir “reset” terimi attı ortaya, herkes alıp kendine göre kullanmaya başladı. Format atmak diyen de var...


  • Türk Yargısı ve Adaleti Üzerine Yazılar, (Yay. Haz. Ülkü Özen),
    İstanbul, İletişim Yayınevi, Kasım 2013, 504 s.

  • Sunum: Türkiye’de Birlik-Beraberlik Meselesi ve Kimlik Çatışmaları (14-12-2013)
    Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası KTOEÖS'ün Girne'de düzenlediği etkinlikte yapılan sunum.
    Girne, 14 Aralik 2013

  • Son mazoşist icadımız: İşmuni (08-12-2013)
    23 Ekim Çarşamba günü Midyat’ta doğdu Şmuni. Önümüzdeki Çarşamba yedi haftalık olacak. Süryani bir ailenin kız evladı. Ama konuya hemen dalmayalım, Şmunicik ürkmesin. Çocuklar Nasreddin Hoca’ya bayılır, oradan girelim. Çok bilinen bir fıkra ama, olsun, Şmuni daha duymamıştır nasıl olsa...

  • Size de oluyor mu? (01-12-2013)
    Bazı haberleri okurken aklıma bazı şeyler hücum ediyor. Size de oluyor mu? Mesela, birkaçını sayayım: 1) Başbakan Erdoğan, Mısır büyükelçimizin istenmeyen adam ilan edilmesi haberini Trabzon’da aldı. O sırada şöyle diyordu: “Trabzon’la aramızda 61 şifresi var. Fetih 1461, plaka 61, ben de 61 yaşındayım” (M. Yetkin, Radikal, 26.11.2013)...

  • Diyarbakır olayının kritik tahlili (24-11-2013)
    16 Kasım 2013 Cumartesi günü Türkiye Diyarbakır’da önemli şeyler yaşadı. Erdoğan Belediye’yi ziyaret etti, dağdakiler inecek cezaevleri boşalacak, dedi. Hepsinden önemlisi, Kürtleri mutlu ederek Süreç’e büyük katkı yapacak “Kürdistan” kelimesini ilk defa kullandı. Aynen Barış Süreci’ni (Süreç) başlatmasına benzer biçimde cesurca davrandı (o kadar ki, TRT sansür etti!). Büyük çoğunluğumuz mutlu...

  • Mazlum’dan zalim’e AKP: Baba Diyalektik (17-11-2013)
    “Ne oldu len? Yetmez Ama Evet oyu verirken bunlar bu şekilde sizleri kendilerine çekip dinci bir devlet kuracaklar dediğimde bu senaryolara sen de mi kapılıyorsun demiştin de..!!!” Feyhan’ın benimle enseye tokat kuzeni Bodrumlu Ahmet’in yeni fakat fazlasıyla eskimiş bir nağmesi. Benim geçen haftaki Burger King’i okuyunca yazıp yollamış...

  • Burger King’i duasız açmak caiz midir hocam? (10-11-2013)
    Başbakan Erdoğan kendi içinde tutarlı bir insan. Şu anda yaptığı, 1994’te belediye başkanı seçildiğinde gazeteci Alper Görmüş’e dediği: “Ben aynı zamanda bu şehrin imamıyım. İnsanların günah işlemesine engel olmak da görevlerim arasındadır” (Taraf, 05.06.2012). Aynı evde kalan öğrencilerin ruhlarını kurtarmaya soyunuyor. (Tabii bir yandan da kasaba oylarını devşirmeye). Herhalde artık sırada, bir “Ahlak Zabıtası” kurup önce sinemada sonra sokakta yana yana olmayı önlemek var. Çünkü resmî yurtlardan değil, evlerden bahsediyor. “Komşular ihbar ediyor” diyor. Etmeye başladılar da. Yahu, tanıdım ben bu olayı: Big Brother-2013: “Hürriyet Esarettir”. Bırrrr...

  • MGK bizi ölümle mi tehdit ediyor? (03-11-2013)
    Önce, bitirmekte olduğum “Ben Ege’de Âkil İken” kitabından kısa bir pasaj. Âkiller olayı başlayınca, Türkiye küçük Millet Meclisi’nin İzmir’de düzenlediği, “30 Yıl Savaşı Sonunda Umut Işığı” konulu toplantıdan bir alıntı. Tarih: 12 Nisan 2013. Moderatör Pervin Mısırlıoğlu, “Efendim, şimdi sorulara geçiyoruz” diyor:...

  • Türk Yargısı bunu kendisi hazırladı (27-10-2013)
    21.10.2013 tarihli haber: “Adalet Bakanlığı, başsavcılıklara gönderdiği yazıda, Gezi Parkı eylemlerinde gözaltına alınan şüphelilerin tutuklama tarihi, tutuklama sebebi, tutuklama talebinin reddi sebebi, tahliye tarihi, tahliye sebebi gibi bilgilerin gönderilmesini istedi.”...

  • Piroz ulan! Komediden trajediye MHP (20-10-2013)
    1960’ların ortaları olmalı, Kürt meselesinin k’sinden haberim yok henüz, bu ‘piroz’un arkasından gelen “be”nin İngilizcedeki ‘to be’ mealinde olduğunun farkında değilim, “ulan”a yakın bişey gibi düşünüp hayretler etmekteyim, aradan geçti neredeyse yarım yüzyıl, bunun bir versiyonunu geçen hafta Fethiye’de idrak etmek nasip oldu. Ama iş orada bile kalmadı. MHP Genel Merkezi derhal devreye girdi ve belediye başkanını partiden atmaya öyle bir gerekçeyle girişti ki, aşağıda anlatacağım, akıllara seza. Tam, “Burası Türkiye” vaziyetleri...

  • Milliyet Pazar Ekinde Feyhan Oran ile yapılan mülakat.
    Mirgün Cabbas (Milliyet Pazar eki, 13 Ekim 2013)


  • Bizde ve Amerika'da 'Andımız' (13-10-2013)
    Daha önce de, 1942 Varlık Vergisi’nin gayrimüslimleri değil Müslümanları vurduğunu ilan edebilen Cahit Kayra’yı desteklemiş bir Mülkiyeli abim (bkz. R-2, 27.03.2011), geçen hafta sonundaki köşe yazısında, ABD’de her yerde okunan bir ‘Andımız’dan bahsetti. Dedi ki, böyle metinler ABD’de bile var, biz niye yasaklıyoruz. Oysa, tam bir kel alaka...

  • Sunum: LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI’NDA AZINLIKLAR (08-10-2013)
    Ankara'da İnönü Vakfı ile Sabancı Üniversitesinin ortak düzenlediği "90 Yılın Ardından Lozan Uluslararası Sempozyumu"nda yapılan sunum.
    Ankara, 8 Ekim 2013

  • Paket ve anadilde eğitim (06-10-2013)
    İşin en felsefesinden başlayalım. İki tespit yapacağım:
    1) AKP, yapısı gereği, demokrat olmaktan tabii ki epey uzak. Bizzat önem verdiği dinsel meseleleri halletmek dışında reform yapması için, mecbur kalması lazım. Çünkü tüm dünyada dinin ve tutuculuğun ana rahmi olan küçük kent/kasaba kökeninden geliyor ve henüz burjuvalaşamadı. 2003-2004’te çok önemli AB Uyum Paketleri çıkardı, çünkü kendini içte ve dışta meşrulaştırmak ve bu arada da İslamcılara en fazla yüklenen TSK’yı kışlasına sokmak zorundaydı. Şimdiki reformun sebebi de, özellikle Gezi’de yapılan (ve devam ettirilen) fahiş hatalardan sonra Türkiye’nin artık yönetilemez hale gelmesi ve PKK’nın silah bırakmasından sonra Erdoğan’ın alabildiğine sıkıştırılması...

  • Ankara didişedursun, Diyarbakır halletmiş (29-09-2013)
    Dil konusunda Anayasa Komisyonu ve hele de CHP Ankara’da kendini tüketmekle meşgulken, geçen hafta gittiğim Diyarbakır meseleyi çoktan halledip bitirmiş...

  • Gümüşlük’te bir “başka” festival (22-09-2013)
    Kahvaltı yapıyoruz, bi davul-zurna! Balkona çıktık, deve geliyor! ‘Doğma büyüme Bodrumlu’ Feyhan teşhisini yapıştırıyor: “Çeyiz gidiyor, çeyiz! Bodrum usulü! Şimdi bu bohçalar gelinin evinde günlerce sergilenir, sen de gidip hediyeni bırakırsın.”...

  • Sunum: 1876 Kanun-ı Esasi’den Bugüne Türkiye’de Kürtçe Meselesi (21-09-2013)
    Diyarbakır'da Nubihar dergisinin düzenlediği "Dil, Din ve Kimlik" sempozyumunda yapılan sunum.
    Diyarbakır, 21-22 Eylül 2013

  • Türk yargısının adaleti (15-09-2013)
    Özellikle de Gezi için gösteri yapanlara ve Başbakan Erdoğan’a yan bakanlara bol ceza dağıtılan ülkemizde Türk yargısı ve demokrasisi adına çok ferahlatıcı bir gelişme oldu. Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesi Başkanı Ahmet Zeki Durmuş, davanın esasına girmeye gerek görmeden, “Üçüncü Yargı Paketi” diye bildiğimiz 6352 sayılı yasanın Geçici 1. Maddesini uyguladı ve bir vatandaşımızı 5 yıl yatmaktan kurtardı. Bu geçici madde, “düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenmiş olup, 5 yıldan az hapis gerektiren suçları” kovuşturmayı ertelemekte...

  • Bodrum’da Okso Vre Piomenos! (08-09-2013)
    Memlekette bunca dert varken, Suriye’yi güzel güzel işgal edecekken, bu yıl da hayranlarımın bastırması sonucu yazıyorum. Tabii, bunlar Bodrum yazısı hayranlarım mıdır, yoksa sürekli tatsız şeyler yazışımın düşmanları mıdır, bilen yok. Biz sadede gelelim. Akiller kitabına girişmek yüzünden katılaşan bacaklarımı açmak için, gecenin kör saatinde Feyhan’la yürüyüşe çıkmışız, tabii ki mahallenin meyhanesi Berk’in önünden geçiyoruz, “Baskın Abi, gel, gel!”...

  • İnsan Nasıldır? (Fire dergisi Temmuz 2013)
    Bebeği küçük yere, beşiğe yatırmanın esas sebebi, yer darlığı değildir. Bebek elini attığı zaman sınırlarını tutmak, bilmek ister. O zaman sakinleşir, rahatlar. (Bundan dolayıdır ki, çocuğun her istediğini yapmak ona edilebilecek en büyük kötülüktür, çünkü böyle yetiştirilen çocuk sınırlarını bilemez)...

  • Turquie - Les Arméniens, ces êtres venus de l'Espace (04-09-2013)
    "8 Eylül’de Peçenek anıtında buluşalım!" başlıklı 01-09-2013 Radikal-2'de çıkan yazının le Collectif VAN'da çıkan tercümesi.

  • LET'S MEET AT THE PECHENEQ MONUMENT ON SEPTEMBER 8TH (04-09-2013)
    "8 Eylül’de Peçenek anıtında buluşalım!" başlıklı 01-09-2013 Radikal-2'de çıkan yazının GROONG Armenian News Network'de çıkan tercümesi.

  • 8 Eylül’de Peçenek anıtında buluşalım! (01-09-2013)
    Hani 1951’de yıkımına girişilen, 2007’de de restore edilen Van Ahtamar Kilisesi var ya, ben orayı Ermeni kilisesi sanıyordum. Meğer Türk kilisesiymiş. Devlet bize yalan söylemiş. Şimdi hesap verecek. Yakında savcılarımız çok önemli üç dava açabilirler: 1) Türk Silahlı Kuvvetleri’ne, bin küsur yıllık bir Türk anıtını 25 Haziran 1951’de yıkmaya fiilen girişmekten; 2) Başbakan Erdoğan hükümetine, bu Türk anıtını “Ermeni kilisesi” diye ilan ve restore ettirmekten; 3) Cumhuriyet döneminin bütün hükümetlerine, bu Türk anıtını yıkılmaya terk etmekten. Üç dava da, “Türklüğü alenen aşağılama”yı cezalandıran TCK Md. 301/1’den, tabii...

  • 35.000 şehit meselesi ve Ergenekon (25-08-2013)
    Ergenekon sanıklarının PKK’lılarla aynı torbaya konulup affını önerenler çıktı. Dava başlayana kadar önüne gelene ölüm mektubu yollayanlar, şimdi de buna asılıp dirilmeye çalışıyor. Nisan-Mayıs’ta Akiller olarak Ege’de bize yöneltilen, soru kılığındaki tepkilerden en tipik ikisini hatırladım: “35.000 şehidin hesabını kim verecek?” ve “PKK’nın başına taş mı düştü ki, şimdi silâh bırakıyor?” Ergenekonculara gelmeden önce, bunlara göz atalım...

  • Yargı Lozan’ı keşfetti (18-08-2013)
    Bu ayın başında, Türk yargı tarihinde bir devrim oldu. Ankara 13. İdare Mahkemesi, Süryani vatandaşların Lozan Md. 40 ve 41’deki okul açma hakkını tanıdı. Ülkeye Bayram’da büyük bir insan hakları hediyesi vermiş oldu...

  • Erdoğan-ı Müntakim (11-08-2013)
    Nakm (ntkm) kökünden gelen müntakim’in “intikamcı” demek olduğunu tahmin etmişsinizdir. Yalnız derhal söyleyeyim, bu yazı Silivri kararlarına denk geldi diye Ergenekon davasının Erdoğan’ın müntakimliğiyle ilgili olduğu sanılmasın. Ergenekon, kimi asker veya sivil herif-i nâşeriflerin darbe hayallerine bir dur deme davasıdır. Açılmasına Erdoğan’ın katkısı ne kadarsa, şerefi de o mertebededir. Unutmayalım: Bu şahıslar yakalandıktan bu yana suikastlar sona erdi. Şahsen, bana sürekli gelen ölüm tehditleri şıp diye kesildi!..

  • Müstakbel dış politika belamız: Kanalİstanbul (04-08-2013)
    Başbakan Erdoğan, “Boğazların geçiş güvenliğini sağlamak” gerekçesiyle bir Kanalİstanbul projesi ortaya attı. 50 km. uzunluğunda, 25 m. derinliğinde, şu andaki tahminlerle 10 milyar dolar bütçeli Kanal, Karadeniz ile Marmara’yı İstanbul Boğazı gibi birleştirecek...