Bu siteye, elimde ne varsa bütün malzemeyi koymaya çalıştım. Uzun yılların kitapları, makaleleri, gazete yazıları, ve saire. Özellikle, bilimsel dergilerin dar gettolarında sıkışıp kalanların ulaşılabilir olmasını istedim.
Bu yazılar 1960'ların sonundan bugüne epey uzun bir dönemi kapsadığından, bu süre içindeki bilgisel ve zihinsel değişimimi de yansıtıyor. Bir vakit bulunca ben de oturup okuyacağım ve kendimi izleyeceğim.
Size de iyi okumalar diliyorum.
BO
Duyurular
Bîgünahim deme bari, tövbe kil bre devlet!(29-08-2010)
Bagimsiz Türk Yargisi, canim cigerim Hrant’in Diasporayi tahlil, tenkit ve üstelik tedip için yazdigi 11 makalenin 1 cümlesini cimbizladi, “Türklüge hakaret” karari verdi. Helal olsun. Bu karari gerekçe yapan Derin Devlet de katillerine onu katlettirdi. Ama daha korkuncu varmis: Ömrü boyu nefret söylemiyle mücadele eden Hrant, bu sefer Derin Devlet’in degil, bizzat Devlet’in “nefret söyleminde bulunmustur” biçimindeki “savunma”siyla mezari açildi, bir daha öldürüldü...
“Türklerin pis kani” meselesini artik ögrensek? (22-08-2010)
Türk devleti, AIHM’den gelen sorulara, Hrant’in mezarinda çirpinmasina sebep olacak, özrü kabahatinden büyük bir cevap verdi. Biraz bekleyin; kendi kendisine vurdugu bu damgayi unutturmak için çok ama çok ugrasacaktir. Bunun tahlili ayri bir yazi konusu. Ama niçin, Hrant’i Nazilerle bile karsilastiran, herkesi isyan ettiren, böylesine kör parmagim gözüne bir cevap?...
Maazallah, ya bölünmesek?(15-08-2010)
“Ya bölünürsek!” lafidir gidiyor. Eski arkadaslarimla, Izmir’den abim Taskin’la konusuyorum, “AKP geldi ülkeyi böldü, çok kötüye gidiyoruz!” diyorlar. Gerçekten, eskiden ne güzeldi. Böyle ayri-gayri yoktu. Herkes ayni fikirdeydi. Pasatarlasi plaji sezlongunda yatan adam da söyledi dedik ya: “Ben uzun yillar doguda kaldim, Türk-Kürt ayrimi diye birsey duymadim”...